3 Eylül 2016 Cumartesi

SAKAL ALİ VE BALIKÇI ERDİNÇ

Kahvehanenin hafiften tatlı delisi Eshottan emeklisi her akşam saat sekiz - on gibi gelir çayını içer. Çöplerden buldukları işe yarar şeyleri Basmane'de işportada bazan da kahvede satar. Ben ondan çok güzel bir İtalyan ayakkabıyı beş liraya satın aldım... Sakal Ali:- Alattin abi de bizden; arızalı sağlam yani.
   -O zaman kalabalığız. 
Sakal Ali:- Körüklü belediye otobüsü tutup Manisa'ya gidicez. Koğuş kalabalık. Alattin abi de bizim koğuştan.!!
Limonlu çay söyledim kendime ....
Sakal Ali:- Şimdi eski delikanlılar olucaktı , her gün yüz adam keser.
Ben:- O kadar çok yani.
Sakal Ali-  Yamuk çok.! Balıkçı Erdinç vardı. Kıyıcı!!! Polisle çatışmaya girerdi. Öyle manyak. Beştepeler' de birine mal(toz) veriyo, satsın yolumu bulsun diye. Adam bunun malını satıyo parayı ödemiyo. Erdinç, "oğlum bak malı sattın, senden faiz istemiyom, bi şey istemiyom, parasını ver yeter." diyo. "Tamam ya veririz." Adam sallıyo. Altı ay geçiyo. Bi sabah, camiden çıkanlar bakıyo; Erdinç, adamın kafasını kesmiş, başında esrar içiyo...Öyle manyak...!!!!!!! Birisine bi bıçak sallıyo, adam başını çekmese boğazını kesecek. Ben: - Aletçi yani..Sakal Ali - Evet. Öyle güçlü kuvvetli, boy bos o biçim, vurdumu adamı yıkardı... Bergama ceza evinde öldürdüler. Şişlemişler. Seksen kişi şişlemiş...🙃🙃🙂🙂

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder